Ana sayfa > Siyaset > Milliyetçilik > Milliyetçilik Nedir
Åžuan 0 kiÅŸi konuyu inceliyor. [  ]
Milliyetçilik Nedir | 
| 02 Aralık 2009 06:00 Çarşamba Milliyetçilik Nedir
Modern milliyetçi düşünce 1789-1799 Fransız Devrimi'nin fikirlerinden doğmuştur. Avrupa tarihindeki ilk milliyetçi hareketlere, Napoleon istilası (1804-1815) altındaki Almanya'da rastlanır. Aynı yıllarda, Rus işgalindeki Polonya'da güçlü bir milliyetçi akım doğdu. 1821'de Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Yunanistan, Avrupa'nın milliyetçi çevrelerinde çok heyecanlı destek buldu. 1848'de Avusturya İmparatorluğu'na karşı ayaklanan Macarlar, daha sonra Çekler ve Sırplar, milliyetçilik akımını Orta Avrupa'ya taşıdılar. 1860-1870 yılları arasında gerçekleşen İtalya birliği, devrimci milliyetçiliğin en büyük zaferlerinden biri olarak algılandı. 1870'lerde Rusya'da doğan Pan-Slavizm akımı, yayılmacı milliyetçiliğin ilk örneklerinden biri idi.
Milliyetçiliğe yol açan en önemli etken, daha önce hükümdar ve sülale zemininde tanımlanan siyasi aidiyet duygusunu, hükümdardan bağımsız olarak, "halk"a maletme gereğiydi. Siyasi aidiyet ve itaat, "halk"ın ortak iradesine dayandırılmalıydı. Bu nedenle 19. yüzyılda milliyetçilik, radikal, devrimci, anti-monarşist, yerleşik düzene zıt bir siyasi düşünce olarak değerlendirildi.
"Halk"ı tanımlamanın güçlüğü, milliyetçi düşünürleri -- bazen olguları ve mantığı zorlama pahasına -- olağanüstü duygusal anlamlar yüklemeye sevketti. Örneğin (ayrı lehçeler konuşan) Sicilyalılar veya Venedikliler ayrı bir ulus mu, yoksa italyan ulusunun parçası mıydı? Avusturya ulusu var mıydı? Makedonlar ayrı bir ulus mu, Bulgar mı, yoksa Güney Slavların bir boyu muydu? Bu konularda farklı görüşleri savunanlar, benimsedikleri ulusa hayali bir tarih ve hayali kökenler atfederek, onun ezelden beri "doğal olarak" varolduğunu kanıtlamaya çalıştılar. Farklı lehçeler konuşan toplumlarda, ortak bir ulusal dil oluşturmaya büyük önem verildi.
Pek çok ülkede toplumlar zıt milliyetçi idealler ekseninde karşı karşıya gelmiştir. Örneğin Güney Slavların dil birliğini temel alan Yugoslav milliyetçiliği ile din ve ortak tarih birliğini temel alan Sırp ve Hırvat milliyetçilikleri çatışmıştır. İrlanda'da Protestanlar Britanya ulusuna aidiyeti vurgularken, Katolikler ortak kökeni varsayan (Protestanları da içeren) İrlandalılığı öne çıkarmışlardır.
Farklı dil ve dinlerden toplumların yanyana yaşadığı bölgelerde, ulus yaratma çabaları, çoğunluktan farklı alt-uluslar veya azınlıklar sorunuyla karşı karşıya geldi. Siyasi egemenlik eğer ulusa dayandırılacaksa, o ulusa ait olmayan unsurların ya vatandaşlık haklarından mahrum edilmesi, ya asimile edilmesi, ya da ülke dışına sürülmesi veya yokedilmesi gerekiyordu. 20. yüzyılda ulus kurma çabaları bu nedenle insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden bazılarına yol açtılar. Binlerce yıldan beri yanyana ve içiçe yaşamış toplumlar, ulusal kurtuluş adına sürgün ve katliamlarla tanıştılar. Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleri, zorlu bir etnik temizlik süreci sonunda az çok homojen ulusal yapılara kavuştular
1920-30'larda İtalyan Faşizm'i ve Alman Nazizm'i, 20. yüzyıl milliyetçiliğinin en tipik örnekleri olarak dünyanın hafızasında yer edindiler.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Milliyet%C3%A7ilik
|  brown | 14 Temmuz 2009 02:00 Salı Ynt: Milliyetçilik Nedir?
Kavramları pek güzel yamulturuz iÅŸimize geldiÄŸinde. Ya da tam da kitaplarda yazan gibi ele alırız. Robotlar kitap okuyor edasıyla. Milliyetçilik. Kapsamı ÅŸudur, ama asla ÅŸu deÄŸildir diye cart curt mu etsek biraz? Mesela, İdil Biret' in, Topkapı Sarayı' ndaki konserine tepki koyan (konseri basan diyorlar ama, konserdekilerin ruhu bile duymamış olanları) "kesim". (Kesimlik kesim :dilçıkardımÅŸirincevesinsice Å?imdi mesela bu bence, BBP ' nin yeni genel baÅŸkanının, kendi çizgisini cümle aleme ilan ettiÄŸi ve ilk icraat olarak yapmayı çok tercih ettiÄŸi bir eylem. YazıcıoÄŸlu' nun arkasından, artık buyuz biz deme ve kendini kanıtlama eylemleri. Böyle bakınca acıyorsun bile. Valla. Öbür taraftan, Kültür Bakanımız, gene bence hafiften milliyetçi bir tavırla, "Türkiye' nin imajını, İstanbul' un imajını kimse gölgeleyemez" gibi laflar ediyor. İmaj yani mesele. Dünyaca ünlü bir sanatçımızın, kendi vatanımızdaki konserine tepki verilmesi, "imaj" meselesi yani. Yoksa içerikmiÅŸ, bu gençler kimmiÅŸ, Topkapı Sarayı sadece onların mıymış, vatan bir avuç çulsuza mı kalmışmış, toprağını sevmek böyle mi gösterilirmiÅŸ, kiÅŸi kiÅŸi o gruptakilerin yaptıkları en iyi iÅŸ neymiÅŸmiÅŸ, sıkıyorsa bir takım yeni çıkan yasalara kafa tutsunlarmış... gibi ÅŸeyler yok tabii. İmajdır bütün mesele. Hem de Türkiye' nin ve İstanbul' un . Hani belki konser Kayseri ' de olsa, Van' da olsa ... Off. Ülke sınırlarının artık önemsizleÅŸtiÄŸi, bir ülkeyi bir halkı iÅŸgal etmenin (iÅŸgal aslında sert bir kelime oldu) binbir yolunun çıktığı bu zamanlarda, bayrağı bir tepede dalgalandırmanın (ki ÅŸahsen kocaman bayrağın upuzun bir direk üzerinde dalgalanmasını dakikalarca seyredebilirim) ya da bir türk dünyaya bedeldir lafının geçerliliÄŸi kaldı mı? MilliyetçiliÄŸimizi, daha baÅŸka türlü göstermemiz gerekmiyor mu? Mesela, yabancılara satmayacaksın toprağını falan. Ya da ne canavar mühendislerimiz var, kendi yazılımını kullanacaksın, koca koca firmaların kucağına oturmayacaksın. Ya da iÅŸte, çocuÄŸunu, iyi bir insan olarak yetiÅŸtirmeye gayret göstereceksin, eÅŸkıya deÄŸil de etrafındakileri gören ve hisseden biri olarak. İşini mesela çok iyi yapacaksın. İşin namusun olacak. Birinin bir aÄŸaca zarar verdiÄŸini gördüğündee, o aÄŸaç senin arazinde olabilir ama senin arazin de benim vatanımın üstünde diyebileceksin. Bir hööyyt çekebileceksin icabında, one minutelere gerek kalmadan. İnsanlarını seveceksin, paran kadar yaÅŸa, konuÅŸ demeyeceksin, one minute ' ı ilaç firmalarına çekeceksin mesela, kendi adamlarına hatta. Su olmayan yere çamaşır makinasını rüşvet olarak verdiklerinde, kendi adamın bile olsa kıçınla gülüp sonra o parayla neler yapılırdı oraya biliyor musun deyip, bacaklarından tavana asacaksın. Mesela. Nedir? Bu mudur artık? Bu mu olmalıdır? |  darkmoon | 14 Temmuz 2009 02:00 Salı Ynt: Milliyetçilik Nedir?
dün forum bir sürelik kapalı kalışın ardından açılınca.. ehh bi süredir takip de edememiştim.. son konular filan da yok yada ben göremedim.. şöyle göz ucuyla gönderilme tarihi Temmuz olanları tarıyordum ki.. ahanda dedim birisi milliyetçilik konusuna yazmış.. tam açacaktım ki nedir diye.. 2008 temmuzmuş yahu.. tamam apolitik bir forumuz da hani çiçekti böcekti geyikti filan.. şaşırdım ama yine de.. .. o görüntüleri bir ara bi kanalda denk geldi izledim.. "ya Allah bismillah Allahuekber.." nidaları filan.. bu sözleri bi slogana dönüştürmeleri daha en başından hoşuma gitmiyor.. üstelik en çığrından çıkmış, gözleri yuvalarından fırlamış, köpük köpük asabiyetin şirazesi bozuk ifadelerinde her şey anlamını yitirip, iç sıkıcı, bunaltıcı bambaşka bişeye dönüşüyor herhalde.. Yalçın Topçu'yu tanımam ama bu durumdan hoşnut olduğunu sanmıyorum.. Yazıcıoğlu sonrası işi zor.. ama yine de tuhaf bi biçimde bu adamlardan, yani mesela Devlet Bahçeli'den filan, sürekli olarak "milliyetçi" gençleri pasifize etmelerini, bi şekilde tribünlerde tutmalarını talep etmenin ve bunu başardıkları ölçüde "sorumlu devlet adamlığına" terfi ettirilişlerini anlamak zor.. hatta aynı şeyi mesela Ahmet Türk'ten de bekliyoruz herhalde.. bir noktaya kadar eyvallah ama nihayetinde bunlar parti yaw.. hizalamaya hizalanmaya bunca teşne bi toplum, basın, üniversite az bulunur alemde.. siyasal parti denen şey demokrasi içinde ne menem bişeydir, ne işe yarar, kimin sesidir, kimin fesidir bi durup düşünmek lazım.. .. milliyetçilik nedir, nasıl olmalıdır, olmalı mıdır.. basit bir yurtseverlikten ibaret mi kalmalıdır.. kafi midir.. ben sanırım bir tür kültür milliyetçiliğine yatkınım.. nedir o derseniz.. bir örnekle bağlayıp, bu gayetle sıkıcı konudan ayrılalım efendim.. (brown bi daha böyle konuları canlandırmadan evvel bi daha düşün oldu mu..  ) yakın bi tarihte Amerikalılar malum tezkerenin Meclis'ten geçeceğinden de gayet emin, artık neresiydi orası Silopi mi, Habur mu, konuşlanmış beklerken Irak'a girmek için.. müteşebbis yurdum insanı da tabii her türlü tertibatı almış anında ve dahi icabında.. üç beş kuruş yolumuzu bulalım kabilinden nerdeyse bir tür işporta cenneti kurmuşlar hemen Amerikan kampının etrafında.. ve bunların arasında döner satan biri.. iskender kebab diyelim yahut.. ne yazmış biliyor musunuz camekana.. "alexandır kebab" senin toprağında komşu ülkeye saldırmak için bekleşen conilerden üç otuz para medet umarken iskenderi alexander yapacak denli soysuzlaşırsan.. ben seni gebertirim.. biraz faşistlik de var mı acaba bende.. yani bilemiyorum.. ben kültür milliyetçisi demeyi tercih ediyorum genellikle.. |  brown | 14 Temmuz 2009 03:00 Salı Ynt: Milliyetçilik Nedir?
Çocuk var ya bende. Ondan oluyor. Ben öldükten sonra nasıl bir yerde yaşayacak sıpa diye düşününce. : )
Yukardaki yazıyı yazınca "elitist mi oldum acaba" diye düşünmedim değil. Senin kültür milliyetçiliği gibi. : P N' apcaz bilmiyorum. Yaftalar o kadar çok ki, bazen düşünmemizi bile engelliyorlar.
Coni' ye, toprağımda ne işin var demek daha mertçe geliyor işte. Daha tutarlı. Bunu dersek güvende olurmuşuz gibi. Halbuki tam tersini de söylüyorlar. Coniye hööyyt dersen, güvende olamazsın, seni öpüverir aniden diye.
Bir yandan, bu gezegen üzerinde sınırlar olması saçma gelirken, bir yandan yani ayaklarım bu gezegenin topraklarına sıkıca basmışken, çocuğumun üzerinde yaşayacağı bir toprak olmazsa, evi olmazsa, gözüm açık gider gibi düşünceler gelip gelip gidiyor.
Sonra mesela, o konser tepkicilerinin, benim sıpayla aynı okulda olduklarını düşünüyorum. Ben çocuğa oku, arkadaşlarının canını yakma, onlara bağırma falan derken bunlar ne okuyon diye sopalarla girişivereceklermiş gibi geliyor. Panik!!!! O zaman da bu sopalılara birilerinin, vatanı ve / veya Allah' ı sevmenin yolunun bu olmadığını ama cidden bu olmadığını anlatmasını diliyorum. Kimsenin vatanı ve / veya Allah' ı , diğerinden daha fazla sevemeyeceğini falan. O anlatacak kişi de elbet ben olmayacağım (adam beni takmaz ki), liderleri olacak. Parti başkanı, ocak başkanı, abileri, reisleri. E ama o abiler de zaten küçükken böyleydi, şimdi palazlandılar. Anlatırlar mı? Onlar biliyor mu? Bana ve ülkeme zarar vermemesi için, yine onlardan medet ummak (bu "onlar" kısmı bir çok kesimi kapsayabilir aslında) biraz tuhaf kaçıyor. Birinin merhametine sığınmak gibi. Ki bu da "yerim merhametini" deyip, kesme dürtülerimi harekete geçiriyor. (Çok açıldım ben gene)
Böyleyken böyle. Çok korkuyorum bazen. |  darkmoon | 14 Temmuz 2009 03:00 Salı Ynt: Milliyetçilik Nedir?
dün müydü, evvelsi gün mü tam hatırlamıyorum, Refik Erduran yazmış.. Reis'i almış karşısına, pek tabii farazi olarak, güzel güzel konuşuyor, nasihat ediyor, bi orta yol bulmaya yada daha doğrusu yeni bir yol açmaya çalışıyor.. ama yazı bile onun kalemine yakışmayacak denli tıknefes, ilerlemiyor, akmıyor.. çünkü hakkaten epeyce farazi bişey bu diyalog.. zaten o da sonunda sopa gösteriyor hafiften.. son çare olarak.. ..
insan istiyor ki herkes sağlamca bassın kendi toprağına.. kökleriyle tutunsun.. diliyle, şiiriyle, sanatıyla, efsaneleriyle, masallarıyla, insanca yanlarıyla, duyarlılıkla.. ancak o zaman, yani sağlam durabildiğinde gerçekten özgür olabilir, bir korku fırtınasında sağa sola yatmadan, dimdik.. ve ancak kendi gibi, kendisi olarak.. ama bilmiyorsa.. köklerinin farkında bile değilse.. kuru bir dal gibi savruluyorsa her rüzgarda.. zor..
..
bi tarihte Hollanda bize ambargo uygulamış yada Nato'da filan askeri bi mevzuda taş koymuştu yolumuza.. tabii bi öfke seli.. hemen celallenen, önüne çıkanı ezen geçen, kendini tutamayan.. 23 Nisan zamanıydı.. çocuklar geçiyordu rengarenk.. sonra Hollandalı çocuklar.. sarı kafalar.. portakallar.. cıvıl cıvıl.. ama kalabalık.. tam çocuklar geçerken yuhaladı çocukları, bağırıp çağırdı, ağızlar köpüklendi..
o çocukların.. ve tabii o kara kalabalığın.. yüzlerindeki ifadeyi unutamam brown..
bazen insanlar beni de korkutuyor..
|  nirvana | 14 Temmuz 2009 05:00 Salı Ynt: Milliyetçilik Nedir?
bende bu konu başlığına birçok kez bakıp bakıp geri dönenlerdenim.nerden başlanır bilmiyorum bu milliyetçilik mevzuusu beni oldum olası daraltmış,adeta ve maalesef ki milliyetçiyim diyen herkesi faşist ilan edivermiş ve yine maalesef ki hiç hazetmemişimdir.Önyargı ve su-i zan için bazılarının bıyıklarını yada biraz islam biraz bozulmuş oruç kokan nefeslerini ,bellerinde taşıdıkları döner bıçaklarını,alkol satışlarını protestoda en önde,asker gönderme ve maç kutlamalarında rastgele silah sıkmada başarılı,vatan millet sakarya laflarında canını veren,memleketin gelişmesinde ilerlemesinde yapılan çalışmalara burun kıvıran....insanlar sanmışımdır.Hata sadece benim mi bu zannetmeler oluşurken bilmiyorum.bişey biliyorum ya ben çokk kötü ve cahilim hırsızın hiç suçu yok,yada bu milliyetçilik iddiasıyla ortaya çıkanlar biraz iddialarını ve ortaya koyduklarını değerlendirmeliler. kimseyi kötülemek gibi bir niyetim yok ama ne çare anlaşamıyorum işte... |  unforgiven | 25 Kasım 2009 07:00 Çarşamba Cvp:Milliyetçilik Nedir
milliyetçilik ne midir şöyle diyim vatanına milletine sahip çıkmaktır..her ne olursa olsun her durumda sonuna kadar vatanını koruyup kollamaktır..değelerini kimselere ezdirmemektir...milliyetçi insan diye bişey olmamalı her TÜRK milliteyçidir çünkü bunu asla unutmayalım derim... |  nirvana | 01 Aralık 2009 08:00 Salı Cvp:Milliyetçilik Nedir
türk kökenliyim milliyetçi deilim nolacak şimdi...
|  nirvana | 01 Aralık 2009 08:00 Salı Cvp:Milliyetçilik Nedir
vatanperver olmak başka milliyetçi olmak başka şey zaten .ama ben bu konuyu indirip kaldırmanın pek bir yardımı olmayacağını düşünüyorum |  Sofistike | 01 Aralık 2009 11:00 Salı Cvp:Milliyetçilik Nedir
Uç durumlarda bu milliyetçi oluş hali anlam yitirir. Mesela göktaşı düşse, sonunda o milletten tek kişi kalsanız artık zoraki olarak milliyetçi değilsinizdir.
Bir de çok fena fake atar, Genlerinizi temel alırsanız, şöyle bi araştırınca fransız, ingiliz, yunanlılara daha yakın olmanız has türklere yakın olmanızdan daha yüksektir. O zaman işte böyle böm böm bakarsınız "netçem ben şimdi" diye.
|  hirsizim | 02 Aralık 2009 06:00 Çarşamba Cvp:Milliyetçilik Nedir
Milliyetçilik yukarıda yeterince açıklanmış o yüzden çok kısa deÄŸineyim. Milliyetçilik denen ideolojik akım; bir etnisitenin (milliyetin) egemenliÄŸi fikri üzerinden ulus devlet yaratma / yaratılmış olanı tahkim etme projesidir. Bu egemenliÄŸin aristokrasiden, bir soydan (monarÅŸiden), ya da tek parti iktidarı (otokrasiden) 'ndan alınmasına karşı geliÅŸtirilmiÅŸ olabilir. Her ne olursa olsun her türlü milliyetçiliÄŸin sonucu, saÄŸlamak istediÄŸi milli birliÄŸe dahil olmayan ötekiler yaratmaktır. Tarihte bunu yaratmamış bir milliyetçilik örneÄŸi görülmemiÅŸtir. Milliyetçilik savaÅŸların insan kaynağını yaratması bakımından oldukça iÅŸlevsel bir düşünsel akımdır.   Vatanseverlik yada yurtseverlik ise beraberlik vurgusunu etnisiteye deÄŸil de aynı topraklarda yaÅŸayan insanların toprak birliÄŸine yaparak görünüşte daha barışçı ve masum gibi görünmesine karşın özde milliyetçilikle aynı ÅŸeye hizmet eden bir iÅŸlev görür. Şöyleki vatan (yurt) belirli toplulukların tarihsel bir süreç içindeki belirli bir anda yerleÅŸilmiÅŸ toprakların üstlenilmiÅŸ mülkiyetini ifade etmekten öte gidemeyen bir kavramdır. Yani hem sizin o tarihsel sürece ait bir anda burayı yurt bellemiÅŸ olmanız buı toprakların hep size ait olduÄŸu yada bundan sonra hep size ait olacağı anlamına gelmez. Hem de adına vatan dediÄŸiniz bu toprak sonuçta bir mülkiyetttir ve ya sizin tarafınızdan iÅŸgal edilmiÅŸtir yada buraları iÅŸgal eden atalarınızdan size miras kalmıştır. Herkese yetecek toprağın olmadığı bir dünyada güç ve mülkiyet sizin yeterli topraÄŸa sahip olarak yaÅŸamanızı saÄŸlar. Sizden daha güçlü bir kavim yada ulus devlet kendinize mülk (yurt) bellediÄŸiniz bu topraklara göz dikmediÄŸi sürece orada barış içinde yaÅŸarsınız.. Ne varki sizden daha güçlü yada enaz sizin kadar güçlü ulusal bir tehdit olursa savaÅŸ kapıda demektir. Yurtseverler olarak sizin göreviniz gidip savaÅŸmak ve gerekirse o toprakların mülkiyeti el deÄŸiÅŸtirmesin diye ölmenizdir. Bu yüzden 2 büyük dünya savaşında savaşın insan kaynağını yaratmada yararlanılan en önemli ana tema yurtseverliktir.Benim de katıldığım bir görüşe göre yurseverlik; toprağın mülkleÅŸtirilmesine bir kutsallık atfederek vatan adı altında savaşın insan kaynağını yaratma peÅŸinde olan "alçakların en son sığınağıdır".   Vatan belirli bir coÄŸrafyada egemen olan devletin iktidarının sınırlarını belirler. "Vatan uÄŸruna savaÅŸa gitmek ve ölmek" eyleminin iÅŸin ideolojik  kabuÄŸu soyulduÄŸu vakit o coÄŸrafya üzerinde iktidara sahip olan egemenlerin çıkarlarına hizmet etmek için savaÅŸmak ve ölmekten baÅŸka birÅŸey olmadığı görülecektir.Â
|
|